Ana Sayfa » Köşe Yazıları » Türkiye-Savaş-Rusya

Türkiye-Savaş-Rusya

Türkiye-Savaş-Rusya


7 Haziran seçimlerinin üzerinden 3 hafta geçmesine rağmen koalisyon konusu netlik kazanamıyor.
Bu belirsizlik içinde Ak Partisi, tek başına iktidar havasında söylemlerine ve icraatlarına devam ediyor.
Türkiye'yi nedensiz bir savaşa sokmaya uğraşan ancak Rusya'nın Suriye'ye olan desteği ile geri çekilen ülkemizdeki irade yine savaş peşinde.
Bu savaş tamtamlarını tekrar seçime girme yatırımı olarak değerlendiriyoruz.
Ak Partisi, 2002'deki genel seçimlerde yüzde 34.28 ile tek başına iktidar olmuşken, bu seçimden yüzde 40.8 almasına rağmen koalisyon dışında bile kalabilir.
Eğer CHP'nin dillendirdiği CHP-MHP-HDP aralarında anlaşsaydı, AKP'siz bir hükümetimiz olabilirdi.
13 yıldır tek başına iktidar olan Ak Partisi, iç ve dış politikadaki kararlarında; özellikle yolsuzluk, rüşvet iddiaları karşısındaki tutumuyla halkın nezdinde kredisini bitirmiştir.
Seçim akşamından beri 'erken seçim'in konuşulması da bu sebepledir.
AKP 13 yılda, iç politikada, dış siyasette, ekonomide, inancımız üzerinde çok ciddi tahribatlara imza atmış ve vebalinden çekinmektedir.
4 bakanın Yüce Divan yolunu açmamak için azami çaba sarf edenler iyi bilmektedir ki, iktidarı kaptırdıkları gün, önlerinde sayısız soruşturma dosyası bulacaklar.
Bu sebeple, koalisyon öncesi ülkeyi savaşa, kaosa sokarak, millete "Bizsiz bu meselelerin altından kalkamazlar" mesajı verilmektedir.
Yoksa Ak Partisi'nin ve Erdoğan'ın bugün itiraz edilen IŞİD'e ya da Kürt devletine karşı olmadığı saklı olmayan bir hakikattir.
AKP'siz bir koalisyon, istenilen bakanlıkların elde tutulamadığı bir paylaşım tekrar iktidar için 'yine seçim' demektir. Bu noktada milletimizin oy verdiği AKP, CHP, MHP veya HDP yaşanandan farklı bir şey ortaya koyamaz.
Koalisyon dönemi, hiçbir icraatın hayata geçirilemeyeceği bir sürece gebedir.
Türkiye koalisyon senaryoları, kardeş Esad'ı yok etme hesabı ile Ramazanı idrak ederken;
Rusya, Suudi Arabistan, Katar, Türkiye arasındaki gizli Suriye anlaşması üzerine Suriye'nin arkasında olduğunu vurgusunu yeniledi.
Müslüman Katar ve Suudi Arabistan, Sünni dünyanın başı sayılan Türkiye ile Müslüman Suriye'ye karşı; Esad'ın yanındayız vurgusunu ise Rusya yapıyor.
Geçen Ramazan boyunca İsrail bombaları altında can veren Filistinli Müslümanlara sessiz kaldığı gibi bu zulme de kör-sağır-dilsiz Türkiye; Çin'in Uygur Türklerine uyguladığı oruç tutma yasağına da seyirci…
"İslam adına yola çıktık" diyenlerin, Yahudi rıhtımına bağlandığını görmek ne kadar acı bir akıbeti seyirdir.